Irak’ta Necef’ten Kerbela’ya yapılan Erbain yürüyüşüne 140 farklı ülkeden gelen 20 milyonu aşkın kişi katıldı. Yürüyüş, dini bir anmanın ötesine geçerek kitlelerin emperyalizme karşı mücadele kararlılığının ilanı oldu
Irak’ın Kerbela kentinde, Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 kişinin şehit edilişinin 40. gününün anıldığı “Erbain” etkinlikleri dün sona erdi. Milyonlarca kişi her yıl olduğu gibi bu yıl da Irak ve bölge ülkelerinden Hz. Hüseyin ile kardeşi Hz. Abbas’ın türbelerine akın etti. Necef-Kerbela yürüyüşüne 140 farklı ülkeden gelen yabancı ziyaretçilerle birlikte 20 milyonu aşkın kişi katıldı.
Yüz yıllardır bir gelenek olarak sürdürülen Erbain yürüyüşü, günümüzde bölgemizdeki savaşla daha da anlam kazanıyor. Erbain, günümüzün “Yezid”i ABD ve İsrail’in İran’a karşı sürdürdüğü haksız savaşa karşı milyonların bir arada haykırışı oldu.
680 yılında Hz. Hüseyin ve beraberindeki 72 kişinin haksızlığa karşı sergilediği duruş, bugün sadece dini bir anma töreninin ötesine geçerek kitlelerin haksızlığa karşı dayanışma arayışının evrensel bir sembolü haline geldi.
Kerbela’da yaşananlar, dönemin siyasi baskılarına ve adaletsizliklerine karşı koyan bir ilke mücadelesiydi. Hz. Hüseyin’in saf değiştirmeyen kararlı duruşu, yüzyıllar boyunca baskıcı rejimlere ve haksızlıklara direnen toplumsal hareketler için bir meşale görevi gördü.
BARINMA VE YEMEK ‘HÜSEYİNİYELERDE
Kerbela halkı ziyaretçilere ikramda bulunmak için birbiriyle yarıştı. Yürüyüş güzergahı boyunca Türkiye, İran, Rusya, Azerbaycan, Pakistan ve çeşitli ülkelerden gönüllü insanların kurdukları “Hüseyiniye” adı verilen gönüllü ikram ve konaklama çadırları da toplumsal yardımlaşmanın dünyadaki en güzel örneklerinden biri. Yürüyüş yolunda Dağıstanlı Müslümanların kurdukları çadıra kocaman bir Rus bayrağı astıklarını görüyoruz. Yanında Türk çadırı, öte yanda da Azerbaycan çadırı var....
Katılımcıların sadece Şii Müslümanlarla sınırlı kalmayıp Sünni, Hristiyan ve farklı inanç mensuplarını da barındırması, Kerbela mesajının kapsayıcı gücünü gözler önüne seriyor.
Dünyada savaşlar sürerken Kerbela yürüyüşünün taşıdığı mesajlar, gücün hakkını değil hakkın gücünü savunmanın simgesi niteliğinde. Günümüz küresel siyasetindeki çifte standartlar karşısında milletlerin sergilediği duruş, Kerbela ruhuyla buluşuyor.
‘KAHROLSUN AMERİKA’
Hz. Hüseyin’in “Zilletle yaşamaktansa izzetle ölmeyi tercih ederim!” ilkesi, modern dünyada insan onurunu koruma mücadelesine doğrudan bir gönderme yapıyor. Yürüyüşe katılan milyonlar da sürekli bu ilkeyi “Kahrolsun Amerika, kahrolsun İsrail!” sloganlarıyla dile getiriyor. Kerbela ve Erbain yürüyüşü, geçmişte yaşanmış bitmiş bir tarihsel vaka olmaktan ziyade; günümüz insanına adaleti, paylaşmayı ve zulme karşı tek ses olabilmeyi hatırlatan canlı bir toplumsal tepki…