İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan,81. BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “ABD’nin tehditleri açık bir zorbalık örneğidir. Tehditler milletimizi daha da kenetleyecek ve İran halkının direnişini güçlendirecektir" dedi.
“İran terörizmin mağduru”
Pezeşkiyan, ABD Başkanı Trump’ın İran’ı “terörist” olarak nitelendirdiği açıklamalarına sert tepki göstererek, İran’ın kendisinin terörizmin mağduru olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “ABD Başkanı, İran’ı terörizmle suçluyor; oysa biz terörizmin kurbanıyız. Biz, liderimizin hiçbir yasal dayanak olmaksızın ABD ve İsrail tarafından suikastla şehit edildiği bir ülkeden geliyoruz. Okulların bombalandığı, öğrencilerin ABD ve İsrail menşeli silahlarla katledildiği bir ülkeden geliyoruz. Söz konusu saldırılarda hayatını kaybedenlerin hiçbir suçu yoktu" ifadelerini kullandı.
“Lamerd kentinde spor salonunu bombaladılar”
Konuşmasında ABD ile İsrail’in İran’da işledikleri savaş suçlarından örnekler veren Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
“ABD, İran’ın Lamerd kentinde çocukların spor yaptığı bir salonu, binlerce parçaya bölünen misket bombalarıyla hedef aldı ve katliam gerçekleştirdi. Ayrıca bilim insanları, siviller, kadınlar ve hiçbir günahı olmayan savunmasız çocuklar, bu bombalı saldırılar sonucunda hayatını kaybetti. Terörizmi besleyen ve bizzat terör üretenler, kendi meşru müdafaa hakkını kullanan bizleri ‘terörist’ olmakla itham ediyorlar. Biz terörist değiliz, sadece kendimizi savunuyoruz.
Masum halkımız, ülkemize dayatılan bu insanlık dışı saldırıların hedefi olmuştur; biz ise meşru müdafaa hakkımızı kullanarak kendimizi kararlılıkla savunduk.
ABD ve İsrail, en son teknoloji ve ekipmanlarla bize saldırdı; halkımız ise büyük bir güçle direndi ve karşılık verdi. Ancak biz onlara boyun eğmedik. Buna rağmen biz asla sivilleri hedef almadık. Onlar ise okullarımıza, hastanelerimize, üniversitelerimize, köprülerimize ve altyapı tesislerimize saldırdılar. Bütün bu eylemler, uluslararası hukukun açık birer ihlalidir.”
“Göreve başladiğim ilk gün Ismail Heniyye’yi Tahran’da suikastla şehit ettiler”
İsrail’in tutumuna tepki gösteren Pezeşkiyan, şunları konuştu:
“Ben görevi devraldığım ilk gün, İsmail Heniyye’yi Tahran’da suikastla katlettiler. İsrail, dilediği her ülkeyi, devleti ve bölgeyi bombalamakta ve suikastlar düzenlemektedir. Gazze’de 80 binden fazla masum insan katledildi, yüz binlerce insan yerinden edildi. Soykırım yapıyorlar, ellerindeki tüm araç ve teknolojileri kullanıyorlar; ardından da çıkıp başkalarını ‘terörist’ ve ‘istikrarsızlık unsuru’ olmakla suçluyorlar.”
“Kendi ayakları üstünde durmak isteyenler mi istikrarsızlık unsursudur?”
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, tepkisini şu sözlerle sürdürdü:
“Acaba istikrarsızlık unsuru biz miyiz? Bağımsız yaşamak isteyen ve boyun eğmeyi reddedenler mi istikrarsızlık yaratıyor? Terör estiren, sivilleri katleden ve suç işleyenler eğer barış ve güvenliğin teminatıysa, bu nasıl bir mantıktır? Onlar uluslararası hukukun hiçbir kuralına riayet etmemektedir. Bizim karşı karşıya olduğumuz gerçeklik tam olarak budur.”
“İran, askeri gücünü saldırı için değil, savunma için istiyor”
İran’ın tarihi barışçıl yönüne dikkat çeken Pezeşkiyan, “İran, son 200 yılda hiçbir ülkeye saldırmamıştır; her zaman kendimizi savunduk. Ancak bugün, ‘terörist’ ve ‘bölgede güvensizlik kaynağı’ olmakla itham ediliyoruz. Bu durum karşısında benimsediğimiz strateji şudur: Saldırmak için değil, kendimizi korumak için güçlü olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Nükleer enerji konusundaki tutumlarını yineleyen Pezeşkiyan, “Nükleer enerjiyi kalkınma için istiyoruz; bomba yapmak, yıkım gerçekleştirmek veya toplumu tehdit etmek için değil.” değerlendirmesinde bulundu.
“İran halkı, bizim gerçek gücümüzdür”
İran halkının son yedi ayda gösterdiği direnişe vurgu yapan Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
“İran halkı, son yedi aydır ABD ve İsrail tarafından silahlandırılan unsurların ülkemizde kaos yaratmasına izin vermemek için sokaklardaydı. Halkımız bizim gerçek gücümüzdür ve biz bu güçle ayaktayız.”
"Ülkemizi savunmak için kimseden izin almayacağız”
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “Savunma sistemlerimizi, hiçbir gücün İran şehirlerini bombalamanın karşılıksız kalacağını düşünmemesi için inşa ettik. İran’ın askeri gücü savunma amaçlıdır ancak şunu net bir şekilde ifade ediyoruz: Ülkemizi savunmak için kimseden izin almayacağız.” açıklamasını yaptı.
Nükleer teknolojiye dair Pezeşkiyan, “Yıllardır İran’ın nükleer programı hakkında santrifüj, zenginleştirme, yaptırım ve bomba diliyle konuşuluyor; ancak halkımız için nükleer teknoloji, kalkınma hakkının bir parçasıdır. Nükleer enerji; hastalarımız için tedavi, tarım için gıda güvenliği, sanayi için teknoloji ve gelecek için sürdürülebilir elektrik demektir.” ifadelerini kullandı.
“İran, nükleer bilginin tekelleştirilmesini kabul etmez”
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran’ın tutumunu net bir şekilde ortaya koyarak şunları ifade etti:
“İran, nükleer bilginin belirli ülkelerin tekelinde olmasını kabul etmemektedir. İran, nükleer silahları güvenlik için bir araç olarak görmemektedir; ancak bilim, sanayi ve barışçıl enerji alanındaki haklarımızdan hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz.”
Hürmüz Boğazı
Hürmüz Boğazı’ndaki durumu değerlendiren Pezeşkiyan, “Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir su yolunu herkesin kullanmasını istiyoruz, ancak bu boğazın tarihi bekçisi olan ülkemizin, haksız yaptırımlar nedeniyle kendi sularında dahi seyrüsefer özgürlüğünden mahrum bırakılmasını kabul edemeyiz” şeklinde konuştu.
ABD tarafından uygulanan deniz ablukasını eleştiren Pezeşkiyan, “Bize yolu kapatıyorlar, ardından aynı su yolundan ülkeleri yok etmek için silah, patlayıcı mühimmat, füze ve enerji naklediyorlar. Bu kabul edilebilir bir durum değildir; ülkemizde böyle bir gelişmeye asla müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Yabancı güçlerin varlığı güvenlik değil, istikrarsızlık getirir”
Batı Asya sularında ABD donanmasının konuşlanmasına sert tepki gösteren Pezeşkiyan, "Yabancı güçlerin varlığı güvenlik değil, istikrarsızlık getirir” dedi.
“Filistin, küresel vicdanın kanayan yarasıdır”
Filistin meselesini “uluslararası sistemin başarısızlığı” olarak nitelendiren Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
“Filistin, dünya kamuoyunun vicdanında kanayan bir yaradır. Gazze, sivillerin acısını önlemede uluslararası mekanizmaların iflasının bir sembolüdür. On yıllardır kararlar alınıyor ancak işgal ve şiddet sürmeye devam ediyor. Filistin’i görmezden gelerek barıştan bahsedemeyiz. Batı Asya’da kalıcı barış, Filistin’e adalet sağlanmadan mümkün olmayacaktır. Dünyada işgal, saldırganlık ve adaletsizlik olduğu sürece direniş de devam edecektir.”
“İsrail Gazze’de 70 bin sivili katlederken, İran müzakere masasında hedef alınıyor”
Siyonist İsrail’in tutumuna yönelik sert eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
“İsrail Gazze’de 70 bin sivili katletti, ancak İran müzakere masasında bombalandı. Nükleer silaha sahip olan, NPT’ye (Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması) taraf olmayan İsrail, utanç verici tarihi boyunca tek bir müfettişin tesislerine girmesine izin vermemiştir. Buna rağmen milyarlarca dolarlık ücretsiz silah desteği ile ödüllendirilmekte ve dilediği başkenti bombalama konusunda tam bir ‘dokunulmazlığa’ sahip bulunmaktadır.”
“İsrail öldürüyor, İran yaptırıma maruz kalıyor”
Pezeşkiyan, uluslararası sistemdeki çelişkilere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Nükleer bomba İsrail’in elinde ancak müfettişler İran’da. İsrail öldürüyor, İran ise yaptırıma maruz kalıyor; bu, dünyanın gözü önünde yaşanan trajikomik bir durumdur. ABD hem saldırganlık yapıp hem de yaptırım uyguluyor. Uygulanan bu yaptırımlar aslında yoksulları, hastaları ve masum halkı hedef almaktadır. ABD, özellikle İran üzerinde baskı kurarak halkı kurban etmek istemektedir.”
“İnsan hakları, jeopolitik rekabetin bir aracı olamaz”
Adalet ve haklar konusundaki beklentilerini dile getiren Pezeşkiyan, “Eğer gerçek anlamda bir adalet arayışındaysak, dost ve rakip ayrımı gözetilmeksizin herkes aynı standartlarla değerlendirilmelidir. İnsan hakları, jeopolitik rekabetin bir aracı olamaz. İran, ayrıcalıklı bir statü peşinde değildir; sadece eşit haklar talep etmekte ve bu hakların getirdiği sorumlulukları da üstlenmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Pezeşkiyan’dan Trump’ın tehditlerine yanıt
ABD Başkanı Trump’a hitaben bir mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, tehdit dilinin etkisizliğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“ABD yönetimi bilmelidir ki tehditler, milletimizi daha fazla kenetler, güçlendirir ve İranlıların direncini artırır. İran milleti, baskı ve zorbalık karşısında asla boyun eğmeyecek, saldırganları da pişman edecektir.”
“Diyaloğa hazırız, ancak zorbalığı asla kabul etmeyiz”
Donald Trump’a ve güç gösterisinde bulunan kesimlere doğrudan seslenen Pezeşkiyan, “Trump ve zorbalıkla netice almaya çalışanlar şunu çok iyi anlamalıdır: Biz diyaloğa kapımız açıktır, ancak zorbalık dilini asla kabul etmeyeceğiz” diye konuştu.(Ajanslar)