Eski Hedge Fon yöneticisi Alex Krainer, Batı'nın karşılıksız para basarak kurduğu 220 Trilyon dolarlık 'Gölge Bankacılık' sisteminin Ortadoğu petrolünü 'teminat' olarak kullandığını belirtti.
ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığının arkasındaki itici güç siyasetçiler veya generaller değil de Wall Street devleri mi? Ekonomi ve jeopolitik uzmanı Alex Krainer, JP Morgan CEO'su Jamie Dimon'ın savaşı kışkırtan açıklamalarını öne sürerek küresel bankacılık ve finans sisteminin savaştaki rolüne vurgu yaptı:
"Neden Jamie Dimon televizyona çıkıp jeopolitik konularda konuşuyor ve İranlıların kötü insanlar olduğunu söylüyor? Bunun açıklaması şudur: JP Morgan gibi bankalar, Batı Asya bölgesindeki enerji varlıklarının gelişimini finanse etmiştir. BP, Shell, ExxonMobil ve Chevron gibi müşterileri bu kredileri geri ödediğinde, bu onlar için doğrudan gelirdir."
Batı finans sisteminin büyük ölçüde Ortadoğu'nun sömürülmesine dayandığını belirten Krainer, sistemin çöküş riskini şu sözlerle açıkladı:
"Bu krediler, bölgenin doğal kaynak zenginliği ile teminat (collateral) altına alınmıştır. Eğer İran veya Yemen (Ensarullah) bu bölgedeki enerji akışını kontrol eder ve Batı'nın sömürüsüne son verirse, bankaların tüm kredileri çöp (bad loans) olur. Bu teminatın kaybı, o gelir akışının kaybı, Batı bankacılık sistemini fiilen çökertebilir çünkü tüm sistem son derece hilelidir."
Krainer, Batı'nın karşılıksız paralarla kurduğu devasa gölge bankacılık sisteminin kırılganlığını şu benzetmeyle anlattı:
"Bu sistem, nispeten küçük bir sağlam teminatın üzerinde dengede duran ters dönmüş bir piramit gibidir. Gölge bankacılık sistemindeki paranın toplam miktarı yaklaşık 220 trilyon dolardır. Bu ters piramidin çökmesini engellemenin tek yolu, havadan para basmak ve tüm bu batık kredileri desteklemektir."
Bu karşılıksız para basımının faturasını ABD halkının ve Küresel Güney'in ödediğini vurgulayan uzman isim, şu gerçeğin altını çizdi:
"Havadan para bastığınızda, tüm ekonominizin satın alma gücünü çalmış olursunuz. JP Morgan'ın batmaması için zamanla enflasyon oluşur ve herkes fakirleşir."
Batı'nın "iyi" ve "kötü" ülke tanımının tamamen kendi sömürü çıkarlarına göre şekillendiğini ifade eden Krainer, emperyalizmin ikiyüzlülüğünü şöyle ifşa etti:
"Eğer onları sindirip, 'Tamam, biz sizin köleleriniz olacağız, zenginliğimizin çoğunu alabilirsiniz' diyerek boyun eğmeye zorlarsanız, o zaman 'Oh, onlar harika insanlar, demokratlar, insan haklarına saygılılar' derler. Ancak 'Hayır, bu bizim zenginliğimiz, nasıl kullanılacağına biz karar vereceğiz' derlerse, o zaman açıkça çok kötüdürler ve hepsinin bombalanıp Taş Devri'ne geri gönderilmesi gerekir."
Son olarak, Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren sonsuz savaşların asıl planlayıcılarının siyasetçiler değil finansal elitler olduğunu belirten Krainer, sözlerini şu çarpıcı tespitle noktaladı:
"Bankerler bu sonsuz savaş gerçekliğinin sadece bir parçası değildir; onlar başlatıcıdır, kışkırtıcıdır. Ülkeleri savaşa iten tüm teşvik sistemi bankacılık kurumlarından akmaktadır... Oraya savaşmaya giden askerlerin elde edebileceği en iyi şey sadece hayatta kalmaktır. Onlar için hiçbir getiri yoktur. Bu savaşta Jamie Dimon için çok şey var, ama savaşmaya ve ölmeye gönderilen askerler için hiçbir şey yok."(Ajanslar)




















