Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei: Hürmüz Boğazı Kapalı Kalmalı

Rate this item
(0 votes)
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei: Hürmüz Boğazı Kapalı Kalmalı

Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney, görevi devralmasının ardından ilk mesajını yayınladı. Yedi kritik başlık altında toplanan stratejik manifesto; direniş cephesinden iç siyasete, düşmanla yüzleşmeden silahlı kuvvetlerin yeni rotasına kadar birçok kritik başlık içeriyor.

İran İslam Devrimi’nin yeni lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney, Uzmanlar Meclisi’nin kararı sonrası yayınladığı ilk stratejik mesajla İran’ın yeni yol haritasını dünya kamuoyuna ilan etti. Şehit liderin mirasına sadakat vurgusu yapan Hamaney, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından yeni savaş cephelerinin açılmasına ve komşu ülkelerdeki ABD üslerinin tasfiyesine kadar birçok başlıkta kritik mesajlar verdi.

EMANETİN AĞIRLIĞI VE ŞEHİT LİDERİN MİRASI

Ayetullah Hamaney, 7 ana sütundan oluşan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Sözlerimin başında, yüce İslam Devrimi'nin aziz ve bilge lideri şehit Hamenei'nin can yakan şehadeti münasebetiyle mevlamız İmam Zaman’a (a.f.) taziyelerimi sunuyor; o yüce zattan, büyük İran milleti, dünya Müslümanları, İslam ve devrim hizmetkarları, fedakarlar, İslami hareketin şehitlerinin yakınları, özellikle son savaşın şehitleri ve bizzat kendi hakir şahsım için hayır duaları talep ediyorum. Bu hizmetkarınız Seyyid Mücteba Hüseyni Hamenei, sizler gibi ben de sonucu İslam Cumhuriyeti televizyonundan öğrendim. Benim için, iki büyük önder; Büyük Humeyni ve Şehit Hamenei’nin oturduğu yere oturmak zor bir iştir. Zira bu makam, Allah yolunda 60 yılı aşkın mücadelenin ardından, her türlü zevk ve rahatlıktan vazgeçerek sadece günümüz dünyasında değil, tarih boyunca bu ülkeyi yönetenler arasında seçkin bir çehreye ve parlayan bir cevhere dönüşmüş bir zatın makamıdır. Onun şehadetinden sonra mübarek naaşını ziyaret etme şerefine nail oldum; gördüğüm şey bir metanet dağıydı ve duyduğuma göre sağ elinin yumruğunu sıkmıştı."

HALKIN ROLÜ VE "AMMARVARİ" DURUŞ
"Şehit liderin ve ondan önceki büyük selefinin sanatlarından biri, halkı her alana dahil etmek, onlara sürekli basiret ve bilinç kazandırmak ve pratikte onların gücüne dayanmaktı. Büyük İran milletinin son olaydaki basireti ve zekası, gösterdiği sebat, cesaret ve huzur; dostu hayran bıraktı, düşmanı ise hayrete düşürdü. Ülkeyi yöneten ve onun otoritesini garanti altına alan siz halktınız. Eğer o büyük nimet bizden alındıysa, yerine bir kez daha İran milletinin Ammarvari (Ammar bin Yasir gibi) duruşu bu nizamın hizmetine verilmiştir. Şunu bilin ki; sizin gücünüz sahnede görünmezse, ne liderliğin ne de gerçek şanları halka hizmet etmek olan çeşitli kurumların gerekli verimliliği olmayacaktır. Bu, sizin sahip olduğunuz ancak düşmanlarınızın mahrum olduğu büyük bir avantajdır."

TOPLUMSAL BİRLİK VE KUDÜS GÜNÜ VURGUSU
 
"Genellikle darlık zamanlarında özel bir görünüm kazanan milletin fertleri ve kesimleri arasındaki birliğe hiçbir zarar gelmemelidir. Bu, ihtilaf noktalarını görmezden gelerek elde edilecektir. Sahada etkin varlığın korunması gerekir. Gerek savaşın bu günlerinde ve gecelerinde sergilediğiniz şekilde, gerekse sosyal, siyasi, eğitsel, kültürel ve hatta güvenlik alanlarında etkili roller üstlenerek. Düşmanı sindirme unsurunun herkesçe dikkate alınması gereken 1447 yılı Kudüs Günü merasimlerine katılımın önemini hatırlatıyorum. Birbirinize yardım etmekten ve destek olmaktan geri durmayın. Halkın bazı kesimlerinin diğerlerinden daha zor geçtiği bu özel günlerde, bu durumun daha fazla tezahür etmesi beklenmektedir."

ASKERİ STRATEJİ, HÜRMÜZ BOĞAZI VE YENİ CEPHELER
"Aziz savaşçı kardeşlerim! Halk kitlelerinin talebi, etkili ve pişman edici savunmanın devam etmesidir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nı kapatma kozunun da kesinlikle kullanılmaya devam edilmesi gerekmektedir. Düşmanın çok az deneyiminin olduğu ve orada son derece savunmasız kalacağı başka cephelerin açılması konusunda çalışmalar yapılmıştır; savaş durumunun devam etmesi ve maslahatların gözetilmesi kaydıyla bunların aktif hale getirilmesi gerçekleşecektir. Ayrıca direniş cephesinin savaşçılarına da samimi teşekkürlerimi sunuyorum. Biz, direniş cephesi ülkelerini en iyi dostlarımız olarak görüyoruz ve direniş meselesi ile direniş cephesi, İslam İnkılabı değerlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hiç şüphesiz, bu cephenin unsurlarının birbirleriyle dayanışması, Siyonist fitnesinden kurtuluş yolunu kısaltacaktır."

ŞAHSİ KAYIPLAR VE İNTİKAM DOSYASI
"Bu kısımda, öncelikle yüce şehitlerin yakınlarına derin taziyelerimi bildiriyorum. Bu, o büyük insanlarla paylaştığım ortak tecrübeye dayanmaktadır; kaybının acısı genel bir hal alan babamın dışında; kendisinden ümitler beslediğim aziz ve vefalı eşimi, kendini anne babasına hizmet etmeye adayan ve sonunda mükafatını alan fedakar kız kardeşimi, onun küçük çocuğunu, bilge ve şerefli bir insan olan diğer kız kardeşimin eşini şehitler kervanına uğurladım. Herkese, şehitlerinizin kanının intikamını almaktan vazgeçmeyeceğimizin güvencesini veriyorum. Düşündüğümüz intikam, sadece İslam Devrimi'nin yüce liderinin şehadeti ile ilgili değildir; düşman tarafından şehit edilen milletin her bir ferdi, intikam dosyası için bağımsız bir konudur. Özellikle çocuklarımızın kanı konusunda daha hassas olacağız. Düşmanın, Minab'daki Şecere-i Tayyibe Okulu'nda kasten işlediği cinayet, bu soruşturmada özel bir konuma sahiptir."

KOMŞU ÜLKELERE ÜS UYARISI
"Düşman, yıllar öncesinden bölge üzerindeki hakimiyetini sağlamak için bu ülkelerin bazılarında kademeli olarak askeri ve mali üsler kurmuştur. Son saldırıda, bazı askeri üsler kullanıldı; doğal olarak biz de açıkça uyardığımız üzere, o ülkelere herhangi bir saldırıda bulunmadan sadece o üsleri hedef aldık. Bundan sonra da mecburen bu işe devam edeceğiz. O üsleri bir an önce kapatmalarını tavsiye ediyorum; çünkü herhalde bugüne kadar ABD tarafından ileri sürülen güvenlik ve barış vaadinin koca bir yalandan ibaret olduğunu anlamışlardır. Her halükarda düşmandan tazminat alacağız. Eğer reddederlerse, tespit ettiğimiz miktarda mallarına el koyacağız; eğer bu da mümkün olmazsa, aynı miktarda mal varlıklarını yok edeceğiz."

ŞEHİT LİDERE VEDA VE AHİTLEŞME
"Liderim! Gidişinizle herkesin kalbine ağır bir acı bıraktınız. Siz her zaman bu akıbete müştaktınız ve nihayet Cenab-ı Hak, bunu Ramazan ayının onuncu gününün sabahında Kur'an-ı Kerim okuduğunuz sırada size lütfetti. Pek çok mazlumiyeti metanetle ve hilm ile göğüslediniz, kaşınızı bile çatmadınız. Sizinle ahitleşiyoruz ki; hak cephesinin ana sancağı olan bu bayrağı yükseltmek ve sizin mukaddes amaçlarınıza ulaşmak için tüm varlığımızla çaba göstereceğiz. Beni destekleyen başta taklit mercileri olmak üzere tüm değerli şahsiyetlere, sisteme olan biatlarını yenilemek için görkemli toplantılarda hazır bulunan halkın tüm fertlerine teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum ki, bu feyizli saatlerde ve günlerde yüce Allah’ın özel lütufları, İran milletinin ve tüm Müslümanların üzerine olsun."

Read 6 times