Ayetullah Mücteba Hamaney’den 'toplumsal uyum' mesajı

Rate this item
(0 votes)
Ayetullah Mücteba Hamaney’den 'toplumsal uyum' mesajı

İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, Hükümet haftası kapsamında mesaj yayımladı. Hamaney, mesajında 'Kesin olarak ilan ediyorum; toplumsal uyuma zarar verecek her türlü eylemin işlenmesi yasaktır.' ifadelerini kullandı.


İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, Hükümet Haftası kapsamında yayımladığı mesajda toplumsal bütünlüğün korunması ve ülkenin gücünün öne çıkarılması çağrısında bulundu.

'Daha güçlü bir İran' vurgusu

İran’ın karşı karşıya bulunduğu zorlu koşullara dikkat çeken Hamaney, “daha güçlü bir İran” hedefine ulaşmak için gece gündüz çalışılması ve ülkenin gücünün anlatılması gerektiğini belirtti.

Hamaney, ülkenin eksikliklerinin öne çıkarılmasının çözüm sağlamayacağını savunarak, “Zayıflık, eksiklik ve kıtlık, anlatılmaya ve öne çıkarılmaya ihtiyaç duymaz; aksine, sorunu çözmek ve gidermek için planlama ve eylem gerektirir.” dedi.

Hamaney'in açıklamasının tamamı şöyle:

"Bu vesileyle, devlet kurumlarının tüm çalışanlarına ve yöneticilerine ve özellikle On Dördüncü Hükümet'in dürüst ve özverili Cumhurbaşkanı'na tebriklerimi ve "Allah kuvvet versin" diyorum. Özellikle, Amerikan-Siyonist düşmanın çeşitli kısıtlamalarına ve entrikalarına, ambargoların ve kuşatmaların şiddetlenmesine rağmen, üçüncü dayatılmış savaş sırasında ve sonrasında halkın ihtiyaç duyduğu malların ve çeşitli hizmetlerin temini, önemli hasar görmüş noktaların onarımı ve enerji yönetimi konularında gerçekleştirdikleri takdire şayan çalışmalardan dolayı teşekkür ederim.

Halka ve İslam Cumhuriyeti'nin hedeflerine hizmet etme fırsatı, korunması gereken değerli bir nimettir. Mevcut dönemde ve "daha güçlü bir İran"a ulaşmanın zorlu ve karmaşık koşullarıyla karşı karşıya olduğu şu günlerde, bu hedefe ulaşmak için gece gündüz çalışmak ve sürekli inisiyatif almanın yanı sıra, İran'ın ve onun aziz milletinin gücünü ve kudretini açıklamak ve anlatmak da zorunlu bir husustur. Zayıflık, eksiklik ve kıtlık, anlatılmaya ve öne çıkarılmaya ihtiyaç duymaz; aksine sorunu çözmek ve gidermek için planlama ve eylem gerektirir. Bazen, düşmanın morale ihtiyaç duyduğu bir anda kendi zaaflarımızı dürüstçe ifade etmek, ona büyük bir yardım sağlamaktır ve dostların ve yoldaşların kalplerini endişelendirebilir, onları şaşkına çevirebilir.

Son altı ayda düşmanla mücadelenin çeşitli yönlerinde, meydanlardaki varlıklarıyla, birlik, beraberlik ve dayanışmalarıyla gerçek değerlerini gösteren aziz İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin yetkili makamlarının ve kurumlarının bu kutsal sistemin arzu edilen seviyesine ve yüce milletin şanına yakışır şekilde hizmet etmelerini hissetmeye layık ve müstahaktır.

Şüphesiz aşağıda belirtilenler, hizmetkâr hükümetin programlarının merkezinde yer almaktadır veya hedefleri listesinde bulunmaktadır ve burada zikredilmesi sadece hatırlatma mahiyetindedir. Bunlar arasında:

Enflasyon, işsizlik, fiyat yönetimi ve mal ile hizmet piyasası gibi ekonomik-geçim zorlukları zincirine ciddi şekilde eğilme;

Büyüme, yatırımın artırılması ve bunun faydalı ve ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmesi;

,- Üretimin canlandırılması;
- Doların önemli rol oynadığı dengeden tedricen çıkarılması;
- Nihayetinde direniş ekonomisi politikaları setini merkeze alma yer almaktadır.

Bu alandaki tüm bu meselelerin çözümü için anahtar, yerli üretime mümkün olduğunca ağırlık verilmesidir. Elbette, yeterli miktarda kamu ve özel malların bulunması kesin bir gerekliliktir ve buna dikkat edilerek, yerli üretimin yeterli olmadığı durumlarda ithalattan doğru ve akıllıca yararlanılmalıdır. Doğal olarak, üretimi teşvik etmek ve aynı zamanda ithalatı ve fiyatları yönetmek, ülke ekonomisinin sayfasında beliren kara lekelerin giderek küçülmesine ve nihayetinde tamamen silinmesine yol açabilir. Bu sahnede, düşmanın savaş ve sonrasındaki davranışları etkisiz olmasa da, bu alanın bileşenlerini mümkün olduğunca akıllıca yönetmek, bazı durumlarda halkın bireylerinden, bazılarında ise uzmanlardan ve teknoloji uzmanlarından yardım istemek ve yeni kapasiteleri harekete geçirmek, ülkeyi işlerin genişlemesine ve imara yönlendirecektir. Bu milletin kanlı düşmanı, imar ve kalkınma yolunun ona itaatten ve onun haksız taleplerinden geçtiği izlenimini vermeye çalışıyor; oysa onun geçmiş dönemlerde, hatta İslam Devrimi'nden yıllar önce bu ülkeye ve kaynaklarına neler yaptığını görmek bunun aksini gösteriyor.

Diğer önemli mesele ve konulardan biri de, genç elitler tarafından önerilen teknolojilerin ve yeniliklerin kullanılmasıdır. Bazen bu avantajın zamanında kullanılması ve bir konudaki olağan rutinin ve alışılagelmiş uygulamaların terk edilmesi, ülkenin ilerleme ve yükseliş yolunda etkili sıçramalar sağlar. Bu, tarım, sanayi, kültür ve eğitim, iletişim ve sosyal işler gibi güç üretiminin her türlü dalında düşünülebilir.

Yine, ülkenin temel meselelerinden biri olarak, her zaman devletin, devlet adamlarının, tüm yetkililerin ve hükümet organlarının odağında olması gereken husus, birliğin gözetilmesi ve toplumsal uyumun korunmasıdır. Kültürel, sosyal, siyasi, güvenlik ve ekonomik ana alanların her birinde atılacak her adım, toplumsal uyuma etkisi göz önünde bulundurularak atılmalıdır. Görünüşte ülkenin bazı kesimleri arasında destekçisi olabilecek bazı eylemler, eğer bu etki gözetilmeksizin yapılırsa veya bu konuda hazırlanan planlar pratikte ihmal edilirse, o kesimlere ve diğerlerine zarar verebilir. Şüphesiz ki, ulusal ve kamusal motivasyonları zayıflatan her türlü umutsuzluk verici söz ve savaş veya müzakere, uzlaşı veya aşırılık, taviz veya savaşçılık gibi geçmişte sevgili halkımıza doğrudan veya dolaylı zararlar vermiş olan her türlü hayali ikilik, bundan sonra da aynı etkiyi gösterebilir. Bu nedenle ben, toplumsal uyuma zarar verecek her türlü eylemin işlenmesinin kesinlikle yasak olduğunu ilan ediyorum.

Ve diğer önemli meselelerden biri de, kültür, eğitim ve öğretim konusuna strateji-ötesi bir yaklaşım gösterilmesidir. "Strateji-ötesi" ifadesi, diğer stratejilerin belirlenmesinde bu meselenin gözetilmesi gerektiği anlamına gelir. Bu bağlamda, olumlu ve yapıcı kültürün yayılmasının kaynağı olan kesimlere, örneğin eğitim sistemindeki (okullar, üniversiteler ve ilahiyat okulları) öğretmenlerin yanı sıra, özel olmayan (kamu) kurumlarda görev yapmaya kendini adamış hemşirelere ve doktorlara özel önem verilmesi büyük bir öneme sahiptir. Ev hanımı kadınların rolüne gösterilecek ilgi de aynı öneme sahiptir; zira onlar, geleceğin güzel ve arzu edilen kültürünün nakışının en ince unsurlarını, evlerin mahremiyetinde bu toprakların her bir ferdine öğretmektedirler.

Ümit edilir ki, bu hususların ve Allah'a şükür ki hükümetin programları listesinde bulunabilecek diğer faydalı meselelerin uygulanması, aziz ülkemizi "daha güçlü bir İran" a doğru yönlendirsin."(Ajanslar)

Read 0 times
More in this category: « İran’dan ABD’ye Uyarı